basari öyküleri

Şen Tekstil

sen_tekstil

ŞEN TEKSTİL

sen_tekstil_erdogan_sen
Şen Tekstil’in sektöreki gidişatını, hedeflerini ve CoreTEX ile geldiği noktayı firma sahibi Erdoğan Şen, modelhane şefi Nilgün Şen ve muhasebe müdürü Dilek Topdemir ile konuştuk.

Guru: Firma hakkında bilgi alabilir miyiz?

Erdoğan Şen:

Şen Tekstil 2003 yılında üretime başlayan hızlı ve reformist bir tekstil firması. Ben tek başıma, 0 sermayeyle firmayı kurdum. 2005 yılından beri Yenibosna’daki fabrikamızda üretim yapıyoruz.

Firmamızın çalışan sayısı 45, aylık üretimi ise 80.000 adet. Bünyemizde modelhane, model dikim, paketleme ve kesimhane bölümlerimiz var. Dikim ve baskı-nakışı dışarıda yaptırıyoruz.

%50 ihracat %50 iç piyasa üretimi yapıyoruz.

Sürekli altyapımızı yenileyip, kalitemizden ödün vermeyerek işlerimizi ilerletiyoruz. Son iki yıldır da CoreTEX ile çalışıyoruz. Eskiden imalat takip programımız yoktu. CoreTEX’le elektronik ortamda üretim takibi yapabilir hale geldik. Her geçen gün siparişleri artan firma, profesyonel bir ekiple çalışmaya devam ediyor.

CoreTEX’ten önce işlerinizi nasıl takip ediyordunuz?

Dilek Topdemir:

İş takibini Excel ile yapıyorduk. Kendi hazırladığım Giden – Gelen tablolarım vardı, ben oradan işlerimi takip etmeye çalışıyordum. Dosyalarla, kağıt – kalemle bir şeyler yapıyorduk.

CoreTEX’ten önce üretim takibi konusunda ne gibi sıkıntılar yaşıyordunuz?

Dilek Topdemir:

Özellikle fason takibi konusunda büyük sıkıntılarımız vardı. Malların nerede olduğunu anlayamıyorduk. Personel takibimizi yapamıyorduk. Kimin ne iş yaptığı, ne kadar çalıştığı belli değildi.  Sevkiyat aşamasına gelmiş ama kayıtlı doğru düzgün bilgisi olmayan orderlarımız olabiliyordu. Erdoğan Bey çalışanları çağırıp tek tek  “Bu ürün nerede? Neden eksildi? Ne kadar kaldı?” diye sormak zorunda kalıyordu. Ama şimdi gerekli listelerden tüm istediklerimizi takip edebiliyoruz.

Erdoğan Şen:

Her orderı tek tek takip etmem gerekiyordu. Order listesi diye bir şey yoktu zaten. Kaç order var? Orderlardaki adet sayısı nedir? Kaç tane ürün planlandı? Kaç tane kesildi? Kaç tane sevk edildi? Ne kadar kumaşım kaldı? Bunları bir yere kadar takip edebiliyordum, ama bir yerden sonra kopuyordu. İşte tam bu noktada devreye CoreTEX girdi.

Neden bir üretim yazılıma ihtiyaç duydunuz?

sen_tekstil_dilek_topdemir

Dilek Topdemir:

Biz çalışan sayısı olarak bakıldığında çok büyük bir firma değiliz. Ancak, fabrika çalışanı az olan tekstil firmaları işlerinin çoğunu fason firmalara yaptırıyor demektir. Bu sebeple üretim takibini kontrol altında tutmaları daha zordur. Biz de bu sebeple üretim yazılımı kullanmaya karar verdik.

Erdoğan Şen: 

Genellikle bu tür programlar firma çok büyüyüp iş tamamen çığrından çıktıktan sonra alınmaya çalışılır. Fakat, bana göre o aşamadan sonra program almanın bir mantığı yok. İşe erken müdahale etmek lazım. İş kaybı var, eleman kaybı var, yaş ilerliyor, fiziki dayanma gücü azalıyor, beynen yılgınlık oluyor, tam iflas noktasına geliniyor, sonra “Yazılım alalım.” deniyor. Bu doğru bir tavır değil.

 

Uygulama yazılımından beklentileriniz nelerdi?

Dilek Topdemir:

Öncelikle bizim bir düzenimiz var. Program, bizim çalışma sistemimizi bozmadan işlerimizi kolaylaştırmalıydı. En büyük tedirginliğimiz buydu. Kendi sistemini dayatan bir program istemiyorduk biz. Bununla birlikte tabii ki işleyişimizde hatalar eksiklikler olması durumunda yönlendirilmemiz de gerekiyordu. Bu konuda proje yöneticisi arkadaşlarımızdan çok yardım aldık. Hiç sıkıntı çekmedik.

Neden CoreTEX Konfeksiyon Üretim Sistemi’ni seçtiniz?

Erdoğan Şen:

CoreTEX yerli bir yazılım. Birebir firma yetkilileriyle görüşme imkanımız vardı.  Yazılım arkasında duracak, taleplerimizi ciddiye alacak bir firma lazımdı. Demolar çok etkili oldu. Servisi, fiyatı, ödeme şartlarını göz önünde bulundurduk. Sonrasında programdan da, proje yöneticilerinden de çok memnun kaldık.

Piyasada diğer üretim yazılımlarını da inceledik. Ancak kriterlerimize en uygun olan CoreTEX’ti.

 

Proje başında koyduğunuz hedeflere ulaşabildiniz mi?

sen_tekstil_nilgun_sen
Dilek Topdemir:

Kesinlikle ulaştık. ERP süreci de bizim için çok verimli geçti. Şu an hiç sıkıntımız yok. Olsa da Guru Yazılım’ı arayıp rahatlıkla problemlerimizi çözebileceğimizi biliyoruz. Karşımızda her daim muhatabımızın olması, firmanın servisinin hızlı olması bizim için çok önemli. Firmalar küçükken sistem kullanmaya başlamalılar ki büyüme stratejilerini doğru belirlesinler, kontrolü kaybetmesinler.

Nilgün Şen:

Ben hedeflerime ulaştım. CoreTEX’siz iş yapmıyorum. Daha önce işleri nasıl takip edebildiğime şaşırıyorum. Şimdi her şey gözümün önünde. Hangi modeller var, kaç adet sipariş almışız, her birini görebiliyorum.

Programı uygulamaya koyma sürecinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

Dilek Topdemir:

Bizde en büyük sıkıntı fason takibinde oldu. Programdan önce fasona mallar irsaliyesiz çıkılabiliyordu. Ancak, programın alınmasıyla her şey değişti. İrsaliyesiz çıkış olması durumunda Guru Yazılım proje yöneticileri hemen rapor hazırlayıp firma sahibine sunuyorlardı.

Bir de ilk etapta program kullanmak herkese zor geliyor. Herkesin bir iş yapma stili var. Bizim firmamızda daha öncesinde program kullanan kimse yoktu. Erdoğan Bey’in tavrı “Ya bu işi yapacaksınız ya çıkacaksınız.” şeklinde oldu.  Burası zaten bir aile şirketi. Herkes işin sahibi. Bu sebeple de ciddi sıkıntılar yaşamadık.

Erdoğan Şen: 

En önemlisi çalışanlara işin gerekliliğini anlatmaktı. Çünkü insanlar “Şimdiye kadar bu şekilde çalışıyorduk. Neden aynı şekilde devam etmiyoruz?” diye düşünüyorlar. Ekstra ve gereksiz bir iş yükü gibi görünüyor. Ancak, program çalışanların işlerini çok kolaylaştırdı. Her departman eskisine kıyasla çok daha rahat çalışıyor.

Fason takibini nasıl yapıyorsunuz?

Dilek Topdemir:

Malların firma bünyesinde yapılacak işleri bittikten sonra hangi atölyelere gideceği belirlenip irsaliyeleri kesiliyor. Bizde mal her fasondan sonra firmaya dönmüyor. Firmadan firmaya gidiyor. Fasondan fasona geçişlerde de sisteme veri giriyoruz.

Satın almalarınızı nasıl takip ediyorsunuz?

Dilek Topdemir:

Tüm siparişlerimiz CoreTEX’ten veriliyor. Siparişler gelince de yine sistem üzerinden tahsisini yapıyoruz.

Modelhane departmanında hangi aşamalarda CoreTEX kullanılıyor?

sen_tekstil_showroom

Nilgün Şen:

Müşteriden sipariş alındığında ilk bilgi modelhaneye geliyor. Model kartından başlıyoruz, orderlar açılıyor, kesim talimatları veriliyor. Modellerin teknik föyleri hazırlanıyor. Dikim, ölçü talimatları hazırlanıyor.

CoreTEX’ten önce bir kısım bilgileri dosyalarda bir kısmını da Excel’de tutuyorduk. Şimdi ise tüm bilgileri doğrudan, program üzerinden takip edebiliyoruz. Hata veya kaçak olmuyor. Ben CoreTEX’i %100 kullanıyorum ve çok verim aldım. İlk etapta nasıl olacak, programı nasıl uygulayacağız diye tereddüt yaşamıştık. Ancak şimdi her aşamada programı kullandığımızı söyleyebilirim.

Proje başı hedeflere ulaşıldı mı?

Dilek Topdemir:

Hedeflerimize tamamen ulaştık. Maliyeti sadece para hesabı gibi düşünmemek lazım. İmalattaki her aşamayı takip ediyorum. Orderın gelişinden sevkiyata kadar her şey kontrolümüz altında.

Bu tür bir sistemin kullanılabilmesi için firma sahiplerine ne gibi görevler düşüyor?

Erdoğan Şen: 

Ben tekstil sektöründe yazılıma çok inanıyorum. Programı satın aldıktan sonra proje yöneticisi arkadaşlara da söyledim. “Elamanlarımız programı reddedebilir, işime gelmediği yerde ben bile reddedebilirim. Ama gerekirse beni bile eleştirin, beni bile zorlayın.” dedim. Başta kullanmak istemeyenler de oldu. Ama şu an en çok kullananlar o zaman itiraz edenler.

Ben işe başlarken kim olursa olsun projeye entegre olmayan kişinin görevini devretmesi gerektiğini belirttim. Üstelik bu bilgiyi kulis yaparak yaymadım. Toplantı yaptım, bizzat söyledim. Blöf de değildi, ciddiydim.

Zaten firma, imalat takip programı aldım, kenarda dursun mantığındaysa bu işe hiç bulaşmasın. Bunu kullanmaya çalışan insan işini, emeğini seviyor demektir. Para kaybını önlemeye çalışıyor, yaptığı işi net olarak görmek istiyor demektir. Programın verimli olması için patronun her aşamada işin arkasında durması gerekir. Sıkıntı yaratanlar da önce tedavi edilmeye çalışılır, olmazsa belirttiğim gibi işlerini devrederler.

 

Genel bir değerlendirme alabilir miyiz?

Dilek Topdemir:

Biz yeni yeni ihracata başlayan bir firmayız. Bundan sonra firmanın büyümesini de bu yönde şekillendirmek istiyoruz. En başından beri titizlikle, düzenle çalışıyoruz. CoreTEX’ten sonra üretimimizin her aşamasını kontrol edebilir hale geldik. Bizim için firmanın büyümesinden daha önemli olan kontrollü olmak.

Program alındıktan sonra özellikle maliyetler konusunda çok rahatladık. Şimdi önümüzü daha rahat görüyor, daha doğru gelecek planları yapabiliyoruz. Eskiden ben maliyet formu hazırlıyordum. Ancak, o hazırladığım formun bakkal defterinden farkı yoktu. Şimdi istediğimiz orderın kimliğini görebiliyoruz. Gramajı belli, kumaşı belli, aksesuarları belli. Her şey net. Eski usulde kaçaklar oluyordu ama şimdi yok.

Erdoğan Şen:  

Bir işten kazanç elde etmek için işin gerektirdiği yatırımı da yapmak gerekir. Bu yatırıma alınacak program da, kendini geliştirmek adına alınan eğitimler de dahildir. Çünkü iş senden gereken yatırımı alamazsa sana küser. Toprağa tohum ekip, sırtınızı dönüp giderseniz, istediğiniz mahsulü alamazsınız. Bizim iş de aynen böyle. Sürekli çalışacaksınız, kendinizi geliştireceksiniz. Biz programı da bu bağlamda değerlendiriyoruz. Program bizim için işe yapılan bir yatırım ve mahsullerini de uzun zamandır topluyoruz.